Genel Başkanımız Uzm. Dr. Adil Kurban, Aile Hekimliği Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikler, performans sistemi, yazılım zorunluluğu, ekipmanların kamu malı sayılması, iş yükü artışı ve maaş kesintisi uygulamalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Genel Başkanımız Kurban, düzenlemelerin Cumhurbaşkanı onayıyla yürürlüğe girdiğini, bu durumun hukuki itiraz süreçlerini zorlaştırdığını ifade etti. Genel Başkanımız Kurban, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi sürecine taşınan maddeler bulunduğunu, bazı değişikliklere rağmen yönetmeliklerin büyük ölçüde aynı şekilde yeniden yayımlandığını belirtti. Ayrıca iş yükünün arttığını, performans kriterlerinin zorlaştığını ve buna bağlı maaş kesintisi uygulamalarının gündeme geldiğini söyledi.

Uzlaşılamayan 4 madde kaldı

Aile Hekimliği Yönetmeliği değişikliğinden bahseden Genel Başkanımız Uzm. Dr. Adil Kurban, şu ifadeleri kullandı:

“İlk değiştirildiği sırada bakanlığımızla yaptığımız toplantıda ekibimizle 24 saat uyuyamadık. Bütün gece bu toplantıyla uğraştığımız gibi bakanlığı ikna etmeye de çalıştık. Bu süreçte birçok hata ve eksiklik giderilmeye çalışıldı. Ancak üzerinde uzlaşılamayan 4 madde kaldı. Bu maddelerin Anayasa'ya aykırı olduğu değerlendirildi ve dava açıldı. Süreç Danıştay'a taşındı. Danıştay, Aile Hekimliği Yönetmeliği'nin bazı maddelerinin Anayasa'ya aykırı olabileceği kanaatiyle dosyayı Anayasa Mahkemesi'ne gönderdi. Anayasa Mahkemesi de şimdi cevap verecek.”

Haksızlık tespit edilmesine rağmen uygulamada değişiklik yapılmıyor

Danıştay'a göre de yönetmeliğin hatalı olduğunu söyleyen Genel Başkanımız Adil Kurban şu değerlendirmede bulundu:

“Dava sonucunda bakanlığa değişiklik yapılması gerektiği bildiriliyor. Ancak bakanlık yalnızca cümle düzeyinde değişiklik yaparak aynı düzenlemeyi yeniden yayımlıyor. Bu nedenle süreç tekrar yargıya taşınıyor. Cumhurbaşkanı imzası nedeniyle bazı hukuki yollar da fiilen tıkanıyor. Aile Yönetmeliği'ne Cumhurbaşkanı'na imza attırıyorlar. Dolayısıyla da siz görevi suistimalden, hukuku uygulamamaktan, hukuku kandırmaktan dava açamıyorsunuz. Hukuken hakkımızı alamıyoruz. Davalar yaklaşık iki yıl sürüyor. Hukuki süreç o kadar gecikiyor ki neredeyse birçok insanın aile hekimliği süresi bitiyor. Haksızlık tespit edilmesine rağmen uygulamada değişiklik yapılmıyor.”

Performans kriterleri ve iş yükü

Performans sistemine ilişkin açıklamada bulunan Genel Başkanımız Kurban şu ifadeleri kullandı:

“En sonunda ek performans kriterleri getirdiler. Bugün aile hekimleri diyor ki ‘Biz bu yoğunlukta mevcut performans kriterlerini yerine getiremiyoruz. Gelen hasta sayısı çok fazla.’ Günde ortalama 70-80, bazen 90-100 hasta bakılıyor.”

Yeni düzenlemeler ve maaş kesintisi

Genel Başkanımız Kurban, yeni düzenlemelere ilişkin değerlendirmesinde, aile hekimlerinin iş yükünün yaklaşık yüzde 30 oranında artırıldığını belirtti.

“Buna göre, hekimlerden mevcut yoğun çalışma şartları içinde ek performans kriterlerini de yerine getirmeleri bekleniyor. Bu kriterlerin karşılanamaması durumunda ise maaşlardan yüzde 7 oranında eksilecek. 1300’lü yıllarda Osmanlı’da hayvanlara yüklenecek yüklerin bile hesabı varmış. Fazla yüklersen ceza veriliyormuş. Biz 2026’dayız. Buna rağmen insanlara bu kadar yük yükleniyor. Biz insanız, onlar hayvan. Aramızdaki farka rağmen onlar gibi muamele göremiyoruz.”

Ekipman ve kamu malı tartışması

Ekipman konusuna değinen Genel Başkanımız Kurban şunları söyledi:

“Aile hekimliğinde cari gider var. Bu aslında oranın masrafları için verildi. Bu iş çıktığı zamanda Recep Akdağ zamanında şöyle demişti: ‘Aile hekimlerinin biz hakkını veremiyoruz, onun için bir de cari gider verdik.’ Fakat şimdi bakanlık diyor ki ‘Alınan malzeme sizin değil, kamu malıdır.’ Sen bize ASM’de bulunan malları parayla sattın. Madem kamu malıydı bize niye sattın? Dolap, masa, sandalye, bütün malzemeleri şahsımıza satıldıysa nasıl kamu malı olur? Benim aldığım EKG cihazı, tansiyon aleti nasıl kamu malı olur? Ekipmanlar ucuz bir şey değil. Öyle bir durumdayız ki dava edemiyoruz, kazansak da hakkımızı alamıyoruz. Eylem yapamıyoruz, yaptığımız zaman maaş kesiliyor. Yapamayacağı işler hekimlere teklif ediliyor, eziliyor ve hakları talan ediliyor.”

Yazılım ve zorunlu sistem

Yazılım sistemine ilişkin konuşan Genel Başkanımız Kurban şu değerlendirmede bulundu:

“Bakanlığımız aile hekimliği bilgi sistemi programını tek bir programa indirdi. Ama bu programı bakanlık üretmedi. Başka bir şirkete ürettirdi. Şimdi diyor ki siz bunu zorunlu olarak kullanacaksınız. Neden zorunlu kullanacağız? O programın kullanışsız olmasını bir kere kenara bırakın. Serbest piyasa ekonomisinin olduğu bir yerde sen nasıl olur da bu kadar insanı işsiz bırakırsın? En güzel programları üreten, çoğunlukla aile hekimleri tarafından tercih edilen, ergonomik yapısı çok iyi olan programları iptal ediyorlar. Diyorlar ki sen zorla bu programı kullanacaksın. Parasını da devlet vermiyor, yine aile hekimliğinin kesesinden alıyorlar. Bana tercih hakkı da bırakmıyorlar.”