Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu (AL-KON) olarak, enflasyon tahminleri ile gerçekleşen enflasyon arasındaki belirgin sapmaların, toplu sözleşme sürecinde memurlar aleyhine sonuçlar doğurduğunu vurguluyoruz.
Ocak: Beklenti %3,80 | Gerçekleşme %4,84
Şubat: Beklenti %2,50 | Gerçekleşme %2,96
Mart: Beklenti %2,20 | Gerçekleşme %1,94
Nisan: Beklenti %2,93 | Gerçekleşme %4,18
Bu kadar kısa bir dönemde, bu ölçüde ve tekrarlayan tahmin sapmalarının “olağan öngörü hatası” olarak açıklanması mümkün değildir.
Enflasyon gibi milyonlarca kamu çalışanının maaşını, alım gücünü ve toplu sözleşme kazanımlarını doğrudan etkileyen bir alanda; tahmin süreçlerinin niteliği, kullanılan yöntemler ve bu süreçlerde görev alan kadroların liyakat düzeyi ciddi biçimde sorgulanmalıdır.
Yanılan tahminler üzerinden toplu sözleşme masasında zam oranları şekillendiğinde, bedeli hekimler, sağlık çalışanları ve tüm memurlar ödemektedir.
Bu nedenle soruyoruz:
- Sürekli sapma gösteren enflasyon tahminleri hangi güvenle ücret politikalarına dayanak yapılmaktadır?
- Tahmin hatalarının maliyeti neden kamu çalışanlarının maaş kaybına dönüşmektedir?
- Liyakat, uzmanlık ve hesap verilebilirlik sağlanmadan ekonomik öngörülebilirlik nasıl tesis edilecektir?
AL-KON olarak talebimiz nettir: Memurun maaşı hatalı tahminlere değil, gerçekleşen enflasyona ve gerçek alım gücüne göre korunmalıdır.
